Sanat Felsefesiyle Kant
Geri Dön EN ANA SAYFA HAKKIMDA BLOG SAYFAM

Sanat Felsefesiyle Kant


Estetiği hakkında konuşmadan önce Kant'ın epistemolojisi ve etiği hakkında bir şeyler bilmek gerekmekte, çok kısaca özetleyip estetiği hakkında konuşmaya başlayalım. Kant, insan aklını her şeyden önceye koyar ve aklın, rasyonelliğin her insanda aynı şekilde çalıştığını söyler. bu anlamda bilim yapabiliyoruz, bu ortaklık sayesinde matematik var ve bunun etkisi ile birbirimizle iletişim kurup anlaşabiliyoruz.ama biz gerçeklikle ilgili sadece sınırlı bilgiye ulaşabiliyoruz çünkü sadece aklımızın filtrelerinden geçen bilgiyi algılamaktayız.Biz a b'dir deyip buna doğru diyoruz ama bu sadece aklımızın ve duyularımızın ortaklığında sahip olduğumuz yargı. bu anlamda gerçekte neyin ne olduğunu bilemeyiz, der Kant epistemolojisinde. Yani benim anladığım ve daha önceden düşünmüş olduğum bir şeydir. Aslında herkes farklı görür. Herkes farklı tadar. O yüzden kimilerin sevdiklerini kimileri sevmez. O yüzdende sana göre olan sarı herkese göre olan sarı ile aynı değildir. Sen sarı rengini seviyorsun diyelim. Başkası da sevmiyor. Sen başkasının gözünden baksan sen de sevmezsin. Böyle farklı birşey işte. Aynı şekilde moral felsefesi içinde, her insanın aklı aynı yapıda ve aynı şekilde çalıştığından, ortak doğrulara aklımızı kullanarak ulaşırız ve bu doğrular sadece aklımızla ilintilidir( İlintiyi size farklı bir yazımda bahsedeceğim), şartlara, sonuçlara hiç bir diğer etkene bağlı değildir, bir şeyi doğru yapan aklımızın bize onun doğru olduğunu söylemesidir diye kurar argümanını. görev ahlakının temeli budur. Anlaşılacağa göre Kant düşünülmesi zor olanları düşünüp ondan sonra gelecek olan filozoflara yol açmış ve ışık tutmuştur. Kantının fikir nesli devam edecek ve fikir ışığı hiç sönmeyecektir.