Saf aklın eleştrisinin en büyük bölümü Diyalektik Transandantal (Tanrı,evren ve ruh) adını taşıyan bölüm, bu sorunlarla uğraşmaktadır. Kant'a göre bu sorun, temelini aklın varlık yapısında bulur. Metafizik sorular, gelişigüzel bir bilme hırsının zorlanmasından değil, aklın kendisinden gelmektedir. İnsan neden metafiziğe düşünüyor gibi sorular asla sorulmamalıdır, çünkü insanın içindekiler bu soruyu sormaya zorlarlar. Felsefede ontoloji bölümü (Varlık) içinde insanın aklı garip bir şaşkınlık içerisinde bulur. Yani metafizik alanından gelen sorular ne geri çevrilebilir ne de deneylerle kanıtlanabilir. Sadece akıl yoluyla tahmin edilir. Ama Kant bu soruna şöyle bir cevap vermiştir;''Bu alanda teorik aklın gücü yetmez'', İşte teorik aklın yapıldığı Saf Aklın Eleştrisi, teorik aklın gücünün buna yetmediğini bize gösterecektir. Burada Agnostizm rüzgarları eser. Yani açıkcası Kant iki tarafınada cephe almıştır. Birincisi Aşırı dindar olan sofistlere diğeri ise Sofistlerin tersi olan materyalistlere. Kant'ın savunduğu şey Metafizik hakkında hiçbirşey totolojik değildir. Cephe demişken şundan da bahsedeğim size Kant deneyciliği ve akılı ön plana çıkarsada herhangi birisi daha önemlidir diye asla demez. A priori kavramların deneyle alakası yoktur. Akılında metafizikte asla rol oynayamaz der Kant.