Kant'ın Eserleri II
Geri Dön EN ANA SAYFA HAKKIMDA BLOG SAYFAM

Kant'ın Eserleri II


Kant’ın ahlak görüşünde ‘isteme’ kavramının çok bulunmasından David Hume’un etkisi söz konusudur. Kant üniversite yıllarında sevdiği hocasının Hume ve Wolff ile ilgilenmesi Kant'ı şiddetli derecede etkilemiştir. Hume, isteme kavramına, İnsan Doğası Üzerine Bir İnceleme ve İnsanın kavrama Yetisi Üzerine Bir Soruşturma adlı yazı ve kitaparında önemli bir yer ayırır. Hume, isteme kavramını özgürlükle ilişkisinde ele alır. Kısaca şöyle der: “ Özgürlükten yalnızca istemenin belirlenimlerine göre eylemde bulunma ya da bulunmama gücünü anlayabiliriz, yani hareketsiz durmayı seçersek, hareketsiz durabiliriz, harekete geçmeyi seçersek, yine harekete geçebiliriz.” Yani; Hume’a göre, özgürlük kavramı istemeyle alakalı olup, kendisini fiilsel yokhareketlerimizde gösterir. Kısaca bir şeyi istersek ve yaparsak özgürüzdür. Bence bu bu kadar basit olmamalı “İsteme bizim özgür olup olmamamıza yön verir.” Diyor İskoç filozof David Hume. Bu sözden şu çıkarıma da ulaşmak mümkündür. “Bir şeyi istediğimiz halde yapamıyorsak, kişi veya birey özgür değildir.” Bence özgürlük kavramını metafizik alanında incelersek özgürlük asla mümkün değildir. Gücümüzün yetmediği sonsuz güç işler vardır. Bu çıkatımı biraz ele almak istedim. Mesela her hangi bir birey canının istediği her hangi bir şeyi isteyebilir istemeyebilir de, fakat istediği şey bireyin kendisine zarar verecek bir şey veya bir final doğurabilir. Az önce yaptığımız çıkarıma göre bir birey istemesinin istediklerine isteklerine göre hareket ettiği taktirde zarar göreceğini bilse ve zarar görmek istemediği için (yine istenç+++ söz konusu burada) diğer istediğinden vazgeçse de özgür bir birey olamıyor. Ki bence burada “özgürlük” kavramı sınırları çizilmiş oluyor. Özgürlük sadece “istenç” kavramına sıkıştırılıp ele alınacak kavram değildir. Hani derler ya hindi gelecek yerden tavuk esirgenmez diye bu da özgürlüğe girmiyor sonuç iyi olsa bile. Diğer bir konumuz ise benim verdiğim örnekte her iki durumda da istenç söz konusu olur. O halde bir istencin özgürlük kavramını etkilemesi için, istenç sırası mı önemli(permasal), Yani ilk hangi olayı vs. istediysen onu yapıp yapmaman özgür olup olmadığın konusunda son sözü söylüyor. Diye düşünür filozoflar. Bu konuda bana göre Hume’un Özgürlük kavramının açıklanması için istenç kavramını kullanması biraz sıkıntı yaratıyor. Ne de olsa insanlar hiç yoktan kendi zihniyet dönemlerinin düşünceleri altında gün geçtikçe doğru düşünceler devamlı değişecektir. Yine de Hume’un insan eyleminde istemeye verdiği bu yer, Kant’ın etik ve insani görüşü bakımından da ağırca etkili olmuştur. Ancak Kant isteme kavramını Hume’un düşüncesinden oldukça farklı bir biçimde yorumlar. Kant’a göre en basit anlamda “isteme, ilkelere göre eylemde bulunma yetisidir.” Yani kant bu sözünde benim aynen düşündüklerimi destekleyendir. Zihniyet çok etkiler biz zihniyetimizin ve şartlarımızın ürünüyüz. Saten böyle olamasak yaşayamayız. Dışlanırız. Keşke istediğimiz zihniyetin etkili olduğu döneme kadar yaşayabilsek. Maalesef ki ölümlüyüz. friedrich nietzsche'de bunun kurbanı olmuştur. Bu dönemde benim ağzım toplumun kulağı değildir diye de sözüde vardır.   +++Kant'ın etiğine verdiği addır.