Alman idealist ve rasyonalistin başında gelenlerdir. Hegele göre deneye başlamadan spekülasyon ile kesin bilgiye ulaşılabilir diye yorumlamıştır kendisi. Çünkü suje (öznel) ve obje (nesnel) aynı aklın değişik yorumlarıdır. Objenin yani nesnelin kendisi de suje gibi akla sabittir. Yani objenin kesin bilgisine akılla ulaşılan başlıklara üzerinde düşünülerek doğruya varacağını savunur. O’na göre her rasyonel olan şey de reeldir. Duyu organlarınca elde edilen bilgilerin kesin genel-geçer (boş) bilgiler olmadığını düşünür. (O’na göre “zaten felsefe de, nesnel düşünce ile görülmesi, evrenin düşünülmesi gibidir”) Bu nedenle kavramlar felsefenin ana başlıklarıdır. Hegel felsefesi, gelişme, ilerleme kavramına sabittir. Her şeyin değişme ve hareket halinde olma ile birbirine bağlı olarak değiştiğini savunarak ele alır. Herakleitos’un diyalektik düşüncesini geliştirmiştir. Ve devamını Karl Marx getirmiştir. Düşüncedeki değişmeler maddelerdeki değişmelere yol açarak sebep olur. Hegel’e göre her şey üç etaplı bir gelişme sonucu olur. Bu süreç Tez, Antitez, Sentez zamanıdır. Bir örneklicek olursak ”varlık” kavramı üzerinde düşünürsek, Varlık (tez) bunu düşününce hemen karşıtını yani diğerini düşünürüm, Yokluk (antitez) buradaki çatışma uzlaştırıcı bir düşünceye götürür, Oluş ise (sentez) sonucuna ulaşırız. Örneğin; Kelebek (tez), kelebeğin yok olması (antitez), geride bıraktığı lavra ise (sentez)'dir. Kelebek, lavrasını ortaya çıkmasına yol açar, ama lavrası ortaya çıkması için solucanlık hali yok olması gerekmektedir. Demek ki her olmakta olan şey, hem var olan hem de yok olan şeydir. Sonuç olarak Rasyonalizm, insan düşüncesini tüm insanlar için aynı ve değişmeyen bir şey olarak ele almış olup düşüncesine yansıtmıştır. Oysa ki çağdaş psikoloji ve kültür yaptığı çalışmalarda aklın da değişmekte olduğunu gösterip savunmuştur. Ayrıca bu düşüncelerle yetinmeyip Rasyonalizmin, aklı doğadan ayrı bir özgünlük, farklı bir varlıksal düşünce olarak ele almıştır. Böylelikle akıl ile obje arasında bir ikilik yaratıyor. Bilgi suje yani öznel ile obje arasındaki çelişkiden doğmaktadır. O zaman birbirinden tamamen ayrı olan akıl ile nesnenin birbiriyle nasıl çakışacak bir bilgiyi ortaya çıkaracağı problemi ortaya çıkıyor. Böylelikle Rasyonalizmin bilgi probleminin cevabına ulaşamadığı görülüyor. Zaten Hegel bu ikili çelişkiyi “objenin kendisi de suje gibi rasyoneldir” diyerek bu ikiliği aşmaya çalışmaya çalışmıştır.