Gottfried Leibniz'in Felsefesi
Geri Dön EN ANA SAYFA HAKKIMDA BLOG SAYFAM

Gottfried Leibniz'in Felsefesi


Felsefeyi Matematik diliyle anlatan sağlam bir matematikçi filozoftur Leibniz, insan bilgisini anlaşılamaz temel öğeler temelinde sağlamca yeniden anlamayı denedi. (Nede olsa Matematikçilerin yaratıcılığı diğer insanlarından daha fazladır. Çünkü matematik başlı başına bir soyuttur.) Önermeleri doğruluk şartları bakımından akıl doğrulukları ve olgusallıkları olmak üzere ikiye ayırmıştır. Akıl doğrulukları zorunlu doğrulardır ve insan beyninde doğuştan bulunurlar. Bunların aksini düşünmek beyni çelişkiye düşürür. Olgu çizgileri ise deneyim yoluyla edinilirler ve olgusaldırlar. (Saten Leibniz ampirikdir.) Böylece bunların tersini düşünmek beyni çelişkiye çekmez çünkü a prioridirler. Bunların doğruluk şartı yeterli neden ilkesidir. Evrendeki her şeyin monad denilinen bölünemeyen, parçasız yalın tözlere (varlık hakkındaki felsefik yorumlar) indirgenebileceğini savunmuştur. Monadlar yaratılış sebebiyle olmanın dışında herhangi bir doğruyla varoluşa sahip olmazlar, ne de ortadan kaldırılma yoluyla olmadan yok olabilirler. Uzamlı değildirler ve ruh görüşünden yola çıkılarak tinsel şekilde kurgulanmışlardır. Maddenin kurgusalcı monadları bile tinseldir. Her biri kendi içyapısına ve yasalılığına göre gelişirler. Birbirlerinden her hangi bir şey alıp veremezler. Monadlar kapalı bir şeydirler, pencereleri hatta camları da yoktur. Ruhla beden (Descartes) ise önceden kurulmuş bir yaşam ilkesi ile bütünleşirler. Tanrı bu ilkenin oluşturucusu ve işleyişinin teminatıdır diye yorumlar Leibniz hatta şöyle bir şey de ifade etmektedir. Örneğin Leibniz'e göre, Tanrı, yaratılması mümkün olan bir çok dünya arasında en iyisi ve en mükemmeli, içinde bulunduğumuz dünya olduğu için bu dünyayı yaratmıştır. ((Her sanatkar en iyi eserini yayımlamak ister.) Agnostikler karşıdırlar bu görüşe.) Bu nedenle Tanrı'ya niçin bu dünyayı yarattın denilemez diye düşünmüştür Leibniz.