Erdem kavramını öncelikle sözlükteki anlamına göre yaklaşırsak ''Ahlakın övdüğü alçak gönüllülük, yiğitlik, mertlik ve doğruluk'' gibi anlamlar çıkacaktır. Ancak bu kavramlar felsefede ''Fazilet'' kavramına daha yakındırlar. Bu sebepten dolayıda sözlükteki anlamını bir kenara bırakıp, erdeme felsefik olarak yaklaşacağız. Erdem kavramını ilk dile getiren filozof hatta ilk dile getiren insan Sokrates'tir. Sokrates beyninde erdeme şöyle bir obje takındırmıştır. Erdem; Tek kesinlik (hakikat), erdem bilgisindedir. Erdem öğrenilir. Kişiler bilmedikleri için kötüdürler. Erdem birdir ve evrenseldir. Erdem ne bölünebilir, ne de parçalanabilir. Erdem, insanın kendi kendisine bilmesi, tanımasıdır. Göründüğü gibi Sokrates bunları dile getirmiştir. Bu sözlerine dayanarak biz de şu bilgiye dayanabiliriz. Sokrates erdemli insan olmak için yaşamış ve her zaman erdeme ulaşmak için çaba harcamıştır. Bunu Platon'un ''Sokratesin Savunması'' adlı kitabın şu bölümünden anlayabiliriz. ''Sokrates'in öğrencilerinden biri sessizce Sokrates'in yanına yaklaşır, ve derki: -Biliyorsunuz, ben zengin bir soylunun oğluyum. İsterseniz size bu adaletsizce karar verilen idam cezasından kaçırarak kurtarayım. Sokrates'te şöyle bir yanıt verir: -Ben bu devirde Demokrasi gibi bir siyasi gelişmişliğin kavramı bulunan yerde her karara boyun eğerim. Öğrencisi'de şöyle söyler: -Ama haksız yere boşa idam edileceksiniz. Sokrates'de hafiften sırıtarak: -Ah be evladım. Suçluyken idam edilmektense, suçsuzken idam edilmeyi yeğlerim.'' Yukarıda görüldüğü gibi Sokrates dürüstlüğünü ve demokrasiye karşı zaafını ortaya koymuştur. İlk düşünürü Sokrates olarak düşünürsek. ''Düşünürlerin amacı erdemli olabilmektir'' kanısına varırız. Ve bu kanıdan yola çıkarak, Filozof bilgiyi seven, bilgiyi kovalayan anlamlarına geldiğine göre, erdemli olabilmek için elinden geldiğince tüm bilgileri kovalayan olur. Yani erdem kavramı ahlak kavramına fazilete göre daha uzaktır, ama bilgiye daha yakın bir kavramdır. Erdem kavramı tam olarak şöyle diyebiliriz; bilginin peşinden koşan, ve hayatını bilgiyle birlikte düşünmeye (kastım filozoflar) adayan insanların amacıdır. Pekala bu amaç nedir diye sorduğunuzu duyar gibiyim. İşte orada işin kayışı kopuyor. Her filozofa göre erdem farklıdır. Aslında her insana göre erdem farklıdır. Ama Sokrates dememiş miydi erdem tektir parçalanamazdır diye. Bana kalırsa bu sözü söylerken ''herkesin ideası (subjesi) için tektir'' demeye çalışmıştır. Gelin diğer filozofların erdem hakkında neler demiş onları inceleyelim. Friedrich Hegel: Erdem, varlığın bilincidir. Kallikes: Erdem, güçsüzün işine gelendir. Spinoza: Erdem, akla uygun davranmaktır. İnsanın güçlerini kullanmasıyla eş anlamlıdır. Samuel Clark: Erdem, nesnelerin doğal niteliklerine uygun davranmaktır. Aristippos: Erdem, haz almada ölçülü olmaktır. Joseph Butler: Kişinin kendi kendinin yargılamasıdır. Immanuel Kant: Erdem, bir içgüdü işi değil, bir akıl işidir. Berkeley: Erdem, sonsuz güçlü ruhun idrak ettirdiği bir fikirdir. Plautus : Gerçek erdem nedir, bilir misiniz? Kendini beğenmemek, yaptıklarını yeter bulmamaktır. Descartes: Erdem düşünce ölçüsünü kullanmaktır. İyi sandığımız şeyleri işlemekte gösterdiğimiz karardan ibarettir. Friedrich Nietzche: Erdem, insanın insanüstüne ulaşmak için harcadığı çabadır. Nietzsche bu sözlerine şunlarla devam ettirmiştir. ''Nietzsche’nin anlayışında insanın kendi çıkarları için gereğinde başka insanları yok etmesi iyi ve soylu bir davranıştır. Soylu sınıf her şeye egemen olunca, sonunda üstün insan ortaya çıkacaktır. Üstün insan güçlüdür, her şey onun için çalışır. Nietzsche’nin bu anlayışında güç en yüce erdem olarak değerlendirilmiştir.'' Zaten Adolf Hitler bu önermeden etkilenip ''üst'ün ırk'' kavramını ortaya atmamış mıdır? Ancak ben erdem hakkında düşündüklerini Adolf'un yanlış anladığını düşünüyorum. Toplumca üstinsan olmaktan daha çok kendi içinde egosantizmce üstinsan olmayı kastetdiğini düşünüyorum Nietzsche'nin. İlk okuduğumuzda hayatı sadece güçten ibaret olduğunu düşünsekte aslında öyle değil. Güç ile Kurnazlık zıttır. Ve birbirlerini dengelerler. Tabiki de erdemli olan insanlar erdemsiz olan insanın mutlaka farkı olmalı. Erdem kavramı gördüğümüz gibi derin anlamlar ve örümcek ağı gibi büyümüş üstünde düşünülmüş bir kavramdır. Son olarak erdem nedir cevabını yanıtlıyacak olursam. Erdem; dünyanın birisine ihtiyacı varsa, o birisi olabilmek için harcanan emektir. Yanlış anlaşılmasın sadece ancak bir kişi erdem sahibi olabilir demiyorum, dünyası olan her insan erdeme ulaşabilir.